"Ayasofya Kararnamesi'ndeki tuhaf imza" başlıklı yazımızı hatırlayacaksınız. Ayasofya'yı cami olmaktan çıkarıp, müze yapan kararnamedeki Reisicumhur imzasındaki tuhaflığa dikkat çekmiş; bu belgedeki Reisicumhur imzasını diğer belgelerdeki gerçek imzalarla karşılaştırmıştık. Ayasofya kararnamesindeki bu tuhaf imza ile Kemal Atatürk adına atılmış diğer resmi belgelerdeki gerçek imzalar arasındaki farkı şeklen belirgin olarak ortaya koymuştuk.
İmzaları kıyaslayarak kaleme aldığımız yazı büyük ses getirdi. İnternet haber portalları, gazetelerin web siteleri yazıyı alıntıladı, sosyal medya kullanıcıları bu tuhaf imzayı günlerce konuştu. Bazı gazeteler tartışmalı imzayı haberleştirdi, bazı televizyon programlarında da imzanın gerçek olup olmadığı tartışıldı.
Brüksel Yunus Emre Türk Kültür Merkezi tarafından düzenlenen '' İstanbul İçinde bir Ayasofya'' konulu konferans büyük beğeni topladı.
Ayasofya Müze Başkanı Doç. Dr. Haluk Dursun, Brüksel Yunus Emre Türk Kültür Merkezi konferans salonunda Brüksellileri adeta bir İstanbul ve Ayasofya gezisine çıkarttı. İstanbul'un tarihten bu yana serüveni, Bizans'tan ve Osmanlıdan gelen kültürü, Ayasofya'nın tarihçesi, sanatsal ve kültürel zenginliklerinin konuşulduğu konferansta Haluk Dursun, Ayasofya'yı tanımak ve anlatmak için öncelikle mutlaka İstanbul'u konuşmak gerektiğini ifade etti. İstanbul'u bilmeden Ayasofya'nın eksik tanınacağının altını çizen Dursun, İstanbul'un tanımaya başladıkça bu şehrin hanımlar tarafından meydana getirilmiş sayısız eserlerle donatılmış olduğunu göreceksiniz dedi. İstanbul'da sosyal hayata yönelik eserlerin ekserisinin hanımlar tarafından yapıldığını dikkat çeken Dursun, 'biz bu eserleri yaptıranları ya hiç bilmiyoruz yada eseri yaptıranın ismini değil de sadece sıfatını kullanarak maalesef hanım Sultan olarak geçiştiriyoruz' dedi.
İngiliz ajan David Trabzon Ayasofya Camiini nasıl kapattırdı?
Ne garip bir başlık değil mi? Ne alakası var İngiliz Ajanın Trabzon Ayasofya Camiiyle” diye geçen haftadan beri yarı alaylı yarı meraklı sorularla karşılaşıyoruz. Geçen hafta duyurusunu yaptığımız bu araştırma yazısı şimdiden bazı çevreleri rahatsız etmeyi başarmış olması bizleri ziyadesiyle mutlu etti.
Milli Gazete yazarı Mustafa Kurdaş, Ayasofya'nın camiden müzeye dönüştürülmesi kararnamesini köşesine taşıyarak, kararnamedeki Atatürk imzasına dikkat çekti.
Yakın zamanda bir Dersim tartışması çıkıverdi, belgeler konuşturuldu. İstiklal Mahkemeleri, Süleyman Hilmi Tunahan'lar, Said-i Nursi'ler, İskilipli Atıf'lar, Ali Şükrü Bey'ler ve daha birçok hadiseler ise maalesef satır aralarına bile giremedi.
ABD'li turist 55 yıl önce Ayasofya'da çantasına attığı mozaik parçalarının vicdan azabına daha fazla dayanamadı. Parçaları gizlice iade etti...
Amerikalı turist Eliza B. Chrystie 1956 yılında Ayasofya’dan götürdüğü eşsiz mozaik parçalarını geçen yıl ‘vicdan azabı çektiğini’ belirterek geri getirdi. Müzeye eserleri vermeye cesaret edemeyen Chrystie, Sultanahmet’te alışveriş yaptığı kuyumcuya müzeye verilmek üzere teslim etti. Kuyumcu Adil Birsen üzeri altın varak kaplama 11 mozaik tesserayı tutanakla Ayasofya Müzesi yetkililerine verdi.